fbpx
PÜF NOKTASI

Bu besinler insülin direncini kırıyor!

Kilo problemi olan insanların sıkça duyduğu popüler bir sorun haline gelen insülin direnci nedir? İnsülin direncimiz olduğunu nasıl anlarız? İnsülin direncinin belirtileri nelerdir? İnsülin hormonu; fazla tüketilen vücudun gereksinim düzeyini aşan miktarda şekerli yiyeceklerin, karaciğer ve kasta depolandıktan sonraki kısmını yağ olarak depolayan bir hormondur. Aynı zamanda yağ yakımında da görevi alır. İnsülin direnci olan bireyler az yeseler bile sürekli yağlanır ve kilo alırlar…

insülin direncini kırmaya yardımcı besinler nelerdir?

15 günde insülin direnci kırılır mı? Çok net söyleyebilirim kesinlikle evet. Kan şekerini hızlı yükselten karbonhidrat içeren yiyeceklerin bolca yenmesi insülin hormonunun sürekli pankreastan salgılanmasına, doygunluk hissinin kısa sürmesine ve acıkma ataklarının artması ile kilo almaya neden olan durum ise beslenme tedavisinde agresif bir şekilde değişiklikleri bu temel bilimsel mekanizmaya göre planladığımızda direnç tamamen ortadan kalkabilmektedir.

İnsülin hormonu; fazla tüketilen vücudun gereksinim düzeyini aşan miktarda şekerli yiyeceklerin, karaciğer ve kasta depolandıktan sonraki kısmını yağ olarak depolayan bir hormondur. Ayrıca yağın kullanılması yani yakılmasında da görev alır. Yüksek insülin düzeyi yağ depolamasını uyarırken yağ yakımını da baskılar. Bu nedenle insülin direnci olan bireyler bazen az miktarda yeseler de sürekli yağlanabilir ve kilo almaya devam edebilirler. İnsülin direnci sadece kilo almayı etkilemez. Pankreas bezinin yorulmasına ve diyabet hastalığının gelişmesine de neden olabilir. Karaciğer ve kaslarda kullanılmayan şekerler depolanamadığı için kan şekerinin sürekli yüksek seyretmesini ve organlara hasar vermesine neden olabilir.

Pankreası yormamak için trans yağ ve endüstriyel şekerlere dikkat:

İnsülin hormonu midenin altında bulunan pankreasın beta hücrelerinden salgılanan endokrin hormonudur. Kan şekeri artınca ilk 1-2 dakika içinde pankreastan hızlıca insülin salgılanır. Bu salgılanma 3-7 dakika kadar sürer. Daha sonrasında ise yavaş salgılanmaya geçer. Bu salgılanan insülin kan şekerinin gerekli dokularda kullanılması için çalışarak, kanda bulunan şekerin normal sınırlarda bulunmasını sağlar. İnsülin direnci bağırsaklardan sindirilen ve emilen basit karbonhidratların yoğunluğu artınca, pankreastan salgılanan insülinin normal düzeyden yaklaşık 2-3 kat kadar salgılanması sonucunda kan şekerinin kas, karaciğer, yağ dokusu ve beyinde yeteri kadar etkili olamaması durumuna denir. Bu durumu, kan şekeriniz normal sınırlarda seyretse dahi yemek tüketimi sonrası salgılanan bu fazla insülin düzeyinin görevini yapamama durumu olarak basitçe tanımlayabiliriz. Son olarak sadece basit karbonhidratların değil trans ve doymuş yağ içeren besinlerin de insülin direncini tetiklediği bildirilmektedir.

3 basamakta insülin direncine il-a-ç-sız yaklaşım:

İnsülin direncinin beslenme tedavisi ilkeleri oldukça nettir. İlk basamağı mutlaka zayıflamaktır. Toplam vücut ağırlığının % 7-10 kadarını hızlı bir şekilde vermek insülin direncini düzenlemeyi kolaylaştırmaktadır. İkinci adımı ise diyet lifi, tam tahıl içeren yiyecekler, çorbalar, taze sebze, taze meyve, kuru baklagiller ve kuru yemişler ağırlıklı bir beslenme, insülin direnci ve vücutta inflamasyon denilen diyabete geçişi kolaylaştıran kimyasal olayları engeller. İnsülin direnci olan kişiler eğer bu tarz bir beslenmeyi yaşamlarına geçirirlerse diyabetten korunurlar. Üçüncü basamak ise; fiziksel aktivitenin insülin ve kan şekeri dengesini koruyan il-a-ç-lar kadar etkili tedavi edici doğal etkisinden yararlanmak. Bu nedenle her gün en az 45 dakika yürüyüş insülin direncinin kaybolmasına olanak sağlar.

15 gün süresince aşağıdaki tüm beslenme basamaklarını uygulamaya başladığınızda insülin direncinden kurtulmanız mümkün. İşte beslenme sırları …

1- Her gün tam buğday, tam çavdar, ruşeymli ve tam yulaflı kepeği bol ekmekleri beslenmenizde bulundurun. İnsülin direnci veya diyabeti olan kişilerde uygun miktarda tam tahıllı yiyeceklerin yenilmesi tokluk kan şekerinin de dengede olmasını sağlamaktadır.

2- Tam tahıllı ekmekler yemediğinizde bulgur, kepekli pirinç, kepekli makarna, integral makarna, kepekli erişte, kinoa ve yulaf gibi rafine edilmemiş tahılları tüketiniz.

3-Tahıl ve kuru baklagiller içeren çorbaları sebzelerle zenginleştirerek öğünlerinizde mutlaka bulundurun. Ev yapımı veya paket çorba tüketimi yüksek lif sayesinde midede jel oluşturarak yiyeceklerin midede ve bağırsaklarda uzun kalmasını sağlar. Böylece karbonhidratların emilimini de yavaşlatıp, bağırsaklarda ince bir tabaka oluşturarak karbonhidratları sindirim enzimleri aktivitesinden korumaktadır. Sonuçta kan şekeri yavaş yükselmekte ve pankreasın insülin üretimi de azalarak insülin direncinden korunma sağlanabilmektedir.

4- Paket şekerli tüm pastane ürünlerinden, hazır çikolata ve bisküviye birçok besini mutfağınızdan, çalışma masanızın çekmecesinden kaldırın ve marketten almamaya özen gösterin.

5- Sofra şekeri tüketmeyin. Onun yerine taze meyveleri yiyin

6- Taze sebzelerin çiğ olarak bolca salatasını yapın.

7- Haftada 4 kere kuru baklagil yemeği ile sofranızı zenginleştirin.

8- Yağsız et ve derisiz tavuk, balık, hindi etini yeterince yiyin

9-Tüm katı formda olan tereyağından sert margarinlere, kremadan kaymağa, kuyruk yağından işlenmiş şarküteri ürünlerine kadar bu sağlıksız, trans ve doymuş yağı yüksek yağları tüketmeyin.

10- Kuru yemişleri her gün beslenmenizde bulundurun.

11- Süt ve süt ürünlerinden az yağlı olanlarını seçin.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı